728*90
  • Karsın coğrafi özellikleri Karsın iklimi ve bitki örtüsü nedir

    reklam alanı

    Kars ilinin Coğrafi Özellikleri

    İl alanında, aşınmış yuvarlak tepecikler ve sönük biçimler yaygındır. Volkanlardan çıkan lav ve küllerin çevreye yayılması sonucunda geniş yaylalar ve ovalar durumunu almıştır. Dik yamaçlara ve çıplak kayalıklara sadece vadi içlerinde rastlanılabilir.

    Platolar
    Akarsu vadileri boyunca sıralanan ovaların arasında yer alan Kars Platoları, Kars şehrinin % 51’ini oluşturmaktadır. Çok geniş ve dalgalı olan platoların bazı kesimlerinde küçük düzlükler ve çöküntü gölleri bulunur. Kars Platoları, Sarıkamış’ın hemen güneyinden başlayarak, doğuda Arpaçay vadisine, kuzeyde Başgedikler düzlüğüne dek uzanır. Platonun Sarıkamış’ın güney ve doğusuna düşen kesimleri ormanlarla kaplıdır. Basa dön
    Kars Platoları, Aras Vadisi’ne doğru alçalır. Plato doğuya ve kuzeydoğuya doğru genişler ve yükselti hızla artar. Kars platolarının genel yükseltisi 1500-2000 m. arasındadır. Kalın bir toprak tabakası ve volkanik tüflerle kaplıdır.
    Düzenli bir sıra oluşturan Allahuekber ve Yalnızçam Dağları ile Kısır Dağı, Kel Dağ ve Akbaba Dağı’nın dorukları dışında kalan kesimlerde, çeşitli yükseltilerdeki platolar uzanmaktadır. Çöküntü olanlarının tabanlarında ve akarsu vadilerinde yer alan plato düzlükleri genellikle geniş otlaklarla kaplıdır. Bu bölge “Erzurum-Kars Yaylası” adı ile anılır. Bu yayla, yüksek ve hafif dalgalı alanların biraraya gelmesi ile oluşmuştur.
    Ovalar
    Türkiye’de yüksek ovalara en ilginç ve en güzel örnek olarak Kars’taki ovalardır. Arpa ve buğday yetiştirilen ovalarda, son yıllarda sulamanın da ön plana çıkması ile şeker pancarı da önemli ürünler arasına girmiştir.

    Kars ovası Allahuekber Dağları ile Sarıkamış-Kars Platosu arasındaki doğuya doğru açılan büyük çöküntü oluğunda yer alır. Yükselti ve topografya nedeni ile Kars Ovası’nda arpa ve buğday dışında tarım ürünleri pek yetişmez. Bunda sulamanın yetersizliği de önemli bir etkendir. Kars Ovası’nın yüzölçümü 2500 m2 olup, bu alan ile Doğu Anadolu bölgesinin en geniş ovasıdır. Ova il yüzölçümünün %19’unu oluşturmaktadır. Basa dön
    Dağlar
    İl toprakları yüksek dağlarla kuşatılmış ve genelde batı-doğu doğrultusunda uzanan akarsularla derin biçimde yarılmış geniş bir plato niteliğindedir. Kuzey kısımlarını Kabak, Kısır ve Akbaba dağları engebelendirir. Doğu kesimini engebelendiren Dumanlı Dağı (2699 m) ildeki başlıca yükseltiler arasındadır. Güney kesimlerini ise Karasu – Aras Dağlarının uzantıları teşkil eder. İl topraklarının orta kesimi Erzurum – Kars platolarının doğu kesimini kapsar. Bu dalgalı düzlüklerin yükseltisi 2000 – 2200 m’ yi bulduğundan çevredeki dağlar pek yüksek görülmez. Ova denilebilecek düzlüklere yalnızca Kağızman yöresindeki Aras Irmağı vadisinde rastlanılır.
    Doğu Anadolu’nun diğer yörelerine göre yer şekilleri az çok farklılıklar gösterir. En sönük şekilli yöresi burasıdır. Çıkan lavlar ve küller etrafa yayılarak çukur yerleri doldurmuş, böylece yer şekillerinin sade bir görünüm kazanmasını sağlamıştır. Bu nedenle Kars yöresi geniş ve sade şekilli hatta tek tür görünüşlü yaylalar ve ovalar halinde serilir. Kars yöresi her yerden ziyade ovaları, yaylaları hatta dağların tepesine kadar olan yerleri bile kalın bir toprak örtüsüyle kaplıdır. Bütün bu özellikleri yanında önemli dağları şunlardır: Sarıkamış’ın güneyinde Çamyazı’ya doğru uzanan Süphan Dağı(2909 m)-en yüksek noktasına Ziyaret Tepesi denir-, Allahuekber Dağları üzerindeki Allahuekber Tepesi (3120 m), Kars ovasının yakınlarında uzanan Ağadeveler Dağı (2423 m), Hacıhalil Dağı (2366 m), bu dağın kuzeyinde yer alan ve Kars şehrinin içme suyunun karşılandığı Borluk Dağı (2450 m), Arpaçay vadisinin güney kesimlerindeki Tarhan Dağı (2617 m), Çıldır Gölü yakınlarındaki Kısır Dağı ki, bu dağın yüksek kesimleri iki çataldır. Bunun Kars’a bakan kısmına Hacı Galo Dağı (2944 m), Çıldır’a bakan kesimine Zuzan Dağı (3197 m) denir. Bunların yanında, Kars’ın kuzeydoğusunda Yağlıca Dağı (2970 m), Sarıkamış’ın güneyinde ise Aladağ (3134 m) yer alır.İl alanında, aşınmış yuvarlak tepecikler ve sönük biçimler yaygındır. Volkanlardan çıkan lav ve küllerin çevreye yayılması sonucunda geniş yaylalar ve ovalar durumunu almıştır. Dik yamaçlara ve çıplak kayalıklara sadece vadi içlerinde rastlanılabilir

    iklimi Kars Doğu Anadolu Bölgesinin en soğuk bölgesinde yer alır. İlde ‘Doğu Anadolu yüksek yayla iklimi’ görülür. Kars’ta kışları uzun ve sert, yazları ılımlı hatta serince geçen bir iklim vardır.
    Burası Türkiye’de soğukların en bariz olduğu ve uzun sürdüğü yerlerdendir. Bu durumun temel nedenleri; yüksek dağ sıralarıyla denizlerin ılımanlaştırıcı etkisinden ayrılması, yüksekliğin fazla olması, Kış mevsiminde Büyük Asya Kara Kütlesi üzerinde yerleşen soğuk ve ağır hava kütlesi (Sibirya yüksek basınç merkezi) nin buraya kadar sokulmasıdır.
    Bütün bu faktörler Kars ikliminin temel karakterini belirler . Kars yöresi iklimi üzerinde etkili olan başlıca iklim elemanları; sıcaklık, basınç ve rüzgar, nem ve yağıştır.
    Sıcaklık
    Merkez ilçede yapılan ölçümlere göre yıllık sıcaklık ortalaması 6.30 C dir. İl genelinde kış dönemi Ekim ayı ortalarında başlamakta ve Mayıs ayının ortalarına kadar sürmektedir. Merkez ilçede aylık ortalama sıcaklık Ocak ayında en düşük düzeye düşer. Bu ayın sıcaklık ortalaması -11,6 0 C dir. Kars’ta en soğuk geçen aylar Aralık ve Ocak, en sıcak geçen aylar ise Temmuz ve Ağustos’ dur. Sıcaklık ortalaması yaz aylarında bile 17 0 C nin biraz üstüne çıkmaktadır. Yıl içerisinde donlu gün sayısı 160’ı bulur. Kışın sıcaklığın –40 0 C nin altına düştüğü dahi görülmektedir. Erken başlayan kış geç biter. Kısa bir ilkbahardan sonra gecelerin serin fakat gündüzlerin 30 0 C nin üzerine çıkabildiği bir yaz mevsimi gelir. Bu mevsimden sonra kısa bir sonbahar yaşanır. İlde ilkbahar ve sonbahar gibi ara mevsimler hemen hemen yok gibidir. Kars’ta en yüksek sıcaklık Temmuz ayında 34,80 C olarak, en düşük sıcaklık ise Ocak ayında -39,60 C olarak gerçekleşmiştir.
    Basınç ve Rüzgarlar
    Kars ili genellikle basınç bakımından kışın Sibirya üzerinden gelen yüksek basıncın, yazın ise Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi üzerindeki alçak basınç sisteminin etkisi altındadır. Sekiz senelik basınç ortalaması 820,1 milibar, en düşük basınç 800 milibar , en yüksek basınç ise 833,8 milibardır.
    Ortalama rüzgar hızının 2,0 mlsn olduğu Kars’ta egemen rüzgar yönü, yıl içinde toplam 2559 kez esen güneybatıdır(Lodos). Bunu kuzeydoğudan esen Poyraz ve güneyden esen Kıble rüzgarları izlemektedir. Merkez ilçede en hızlı rüzgar saniyede 35,7 m hızla esen batı ve kuzeybatıdır. Üçüncü sırada ise kuzeyden esen Karayel gelmektedir.
    Nem ve Yağış
    Kars’ta 32 senelik değerlere göre senelik ortalama nem %67 olup, kış aylarında nemin %100 olduğu dahi görülmüştür. Nem oran yazın ise nadiren %2′ ye kadar düşer.
    Bütün mevsimlerde bulutluluk oranı fazladır. 35 senelik ortalama değerlere göre bir yıl içerisinde 71 gün açık, 214 gün bulutlu, 80 gün ise kapalıdır. 35 yıllık gözlemlere göre toplam bulutluluk süresi 10 üzerinden 5,1’dir.
    Kars’ta egemen olan yüksek basınç alanı ilin fazla yağış almasına engel olur. Kars’ta kış aylarının oldukça düşük sıcaklıkta geçmesine karşın Kars’ın bu dönemde az yağış alması bu nedene dayanmaktadır. Bu arada bölge alanının bozuk yapısı ilin aldığı yağışları da etkiler. Zira ilde görülen yağışlar hava kütlelerinin yer kabartılarına ve daha çok dağlara çarparak yükselmesi sonucunda oluşan yağışlardır. Çok kısa süren ilkbahar ve yaz aylarında ise bölgede oraj (sele yol açan yağış hareketi) ile birlikte konvektif yağışlar da oluşmaktadır. Merkez ilçede yıllık yağış ortalaması 527,7 mm’dir. Merkez ilçeye en az yağış Aralık ve Ocak aylarında , en çok yağış ise Mayıs ve Haziran aylarında düşmektedir. Yağışların mevsimlere göre dağılışı incelendiğinde hemen hemen kurak mevsim yoktur.
    İl genelinde en fazla yağış ilkbahar aylarında görülmektedir. Yağışın aylara göre dağılışı Ocak ayında 27,4, Şubatta 30,0, Martta 29,8, Nisanda 44,7 , Mayısta 89,8, Haziranda 78,9, Temmuzda 56,5, Ağustosta 46,2, Eylülde 31,4, Ekimde 39,8, Kasımda 50,7, Aralıkta 23,9 mm’dir. 38 senelik ortalamalara göre senenin 43 günü yağışlı geçer. Yılın ??? günü karla kaplıdır. Şimdiye kadar kaydedilen en yüksek kar kalınlığı 120 cm’dir. Senenin yaklaşık 181 günü donlu geçer. Kış ayları genellikle sislidir. İlkbahar ve sonbahar aylarının ise 5-6 günü sisli geçer. 38 senelik değerlere göre yıllık sis ortalaması 30 gündür.
    Kars İlinde karasal iklim görüldüğünden gece soğuma nedeniyle kırağı olayı sık sık görülür ve Eylül ayından Haziran ayına kadar devam eder. Aynı nedenlerden dolayı çiğ olayı da sık görülür.
    Ortalama nem oranı
    54 yıllık gözlemlere göre Kars’ta ortalama nem oranı % 70 dir. En nemli aylar Kasım ve Aralık aylarıdır. Kasım ayında %76 olan nem, en az nemli ay olan Eylül’de % 61’dir. Bu rakamlara bakarak Kars’ın nemli bir il olduğu söylenebilir.

    Bitki Örtüsü
    Kars’ın doğal bitki örtüsü yükselti ve iklim özelliklerine göre şekillenmiştir. Doğu Anadolu’nun kuzeyine yerleşmiş bulunan bu yüksek plato, aslında doğal orman alanı içerisindedir. Doğal orman sınırlarının oluşmasında birinci derecede rol oynayan nemlilik oranı ilde Doğu Anadolu ‘nun diğer bölümlerine göre daha yüksektir. Nemlilik oranına bağlı olarak ormanların doğal alt sınırı yükselmektedir. Orman alt sınırı Kars’ta 1800-1900 m’den başlamaktadır.
    Kars yöresinin diğer bir özelliği de bitki örtüsünün doğal üst sınırı çok yükseklere çıkabilmesidir. Bölgede ormanlar 2800 m’ye kadar çıkabilmektedir. Yurdun bir başka yerinde ormanların bu kadar yükseklere çıktığı görülmemektedir.

    Bugün Kars ilinin büyük bir bölümü ormanlardan yoksun bulunmaktadır. Asırlardır süren olumsuz insan etkileri sonucu, iklim ve yükselti nedeniyle zaten fazla zengin olmayan doğal bitki örtüsü yer yer bütünüyle ortadan kalkmıştır. Yine de Sarıkamış ve çevresinde yoğun sarıçam ormanları görülmektedir. Kağızman çevresinde soğuk kışlara uyum sağlamış meşelere de rastlanılmaktadır.
    İlde dağların zirvelerine yakın kesimlerinde yer alan bodur algin bitki toplulukların kapladıkları alanları saymazsak, kalan kesimler soğuk bozkır kapsamına girer. Soğuk bozkır alanlarında kar 5-6 ay sürekli olarak toprağı örter. Erime ancak Nisan ortalarından itibaren başlar ve yavaş yavaş Mayıs ortalarına, bazı kesimlerde ise Haziran sonlarına kadar sürer. Kar örtüsünün altında kalan çayır bitkileri karın erimesiyle birlikte hızlı bir gelişme içerisine girer. Kısa zamanda her taraf çayır ve otlaklarla kaplanır. Bu çayır ve otlaklar ise hayvancılık açısından önemli bir imkan sağlamaktadır.

    İçmeler ve Kaplıcalar

    Kars ili şifalı sular bakımından zengindir. Ancak ildeki bu değerlerden yeteri kadar yararlanılmamaktadır. Kars’taki şifalı suların çoğunda tesis bulunmamaktadır. Bu kaynaklar arasında Kağızman’daki Kötek kaplıcaları, Aktaş ve Kızıltaş kaplıcaları ve Akyaka kaplıcaları önde gelmektedir.

    Sarıkamış’taki Karaurganlı İçmesi, konaklama yerleri ve içmeleri bulunan şifalı bir kaynaktır. Made suyu özellikle mide rahatsızlıklarına iyi gelmektedir. Susuz’daki çermik ise romaztizmal hastalıklara iyi gelmektedir. Akyaka kaplıcaları ise bakımsızlıktan dolayı kullanılamamaktadır.
    Akyaka Kaplıcaları

    Bölgenin tek kullanılan kaplıcası olan Akyaka kaplıcaları Akyaka yerleşim merkezinin yaklaşık 1 km. doğusunda yer almaktadır. Havuzların açıkhava havuzu olması nedeniyle ancak yaz aylarında kullanılmaktadır.
    Susuz Kaplıcaları

    İlçe merkezinin 2 km. yakınında dere içerisinde, üzeri açık bulunmaktadır. Suyu sıcaktır.
    Kağızman Kaplıcaları

    Kars – Kağızman yolu üzerinde, il merkezine 65 km. uzaklıkta morpet boğazındaki içme suyu, hazımsızlığı çok iyi gelmektedir. Ayrıca Kötek kapalı kaplıcaları da cilt hastalıkları ile romatizmal ağrılarda etkili olup, suyu oldukça sıcaktır.
    Selim Dölbentli Köyü Kaplıcası ( Balıklı Göl)

    Bu kaplıca Selim ilçesinin Dölbentli köyünde bulunmaktadır. Halk arasında bu kaplıcada yaşayan balıkların sayıları sınırlı olup, artmamaktadır. Ayrıca bu balıkların sırtlarındaki yara izlerinden şehit oldukları söylenmektedir. Başka sularda yaşayamadıkları ve avlanmalarının halk arasında günah olduğu söylenmektedir. Kaplıca suyunun başta romatizma olmak üzere çeşitli hastalıklara iyi geldiği söylenmektedir.

    Akarsular

    Kars ili toprakları bütünüyle Hazar Denizi ana havzasında yer alır. İl topraklarından çıkan suların büyük bir bölümü Aras ırmağı aracılığı ile Hazar denizine gider. İlin en önemli akarsuları Aras ırmağı ile Arpaçay ve Kars Çayıdır.
    Aras Nehri

    Bingöl’den kaynağını alıp,yukarı Pasinde sağdan ve soldan gelen birçok dereler katılarak Pasin suyu adıyla Çobanköprüsünden sonra aşağı Pasin’e girince Aras (Araz) diye anılan bu ırmak Kars ilinde Zivin suyu ile Kötek- Bayam suyunu soldan ve Şahyolu dağlarından gelen dereleri de sağdan alarak Arpaçay ile birleştikten sonra çok büyümüş olarak sürmeli çukuruna girer. Iğdır önünde saniyede Nisan’da 180- 200, Mayıs’da 140, Haziran’da 50, Temmuz ve Ağustos aylarında 20-25 metreküp su akıtır. Hazar denizine dökülmeden önce Aras Arpaçayını soldan; Balıklı gölden çıkıp Beyazıt ovasından gelen Sarısuyu sağdan alıp Nahcıvan ve Alınca çaylarını, soldan Kötürheydan gelen Kızılçayı, Behreşan boğazından gelen suyu dağdan alarak Karaboğaya geçer. Kura (Kür) nehrine kavuşur. Aras ırmağı Kars ilinde donmadan akan yegane sudur. Bunlardan başka Karasu, Kağan çayı, Acı çay ve Digor çayı önemli akarsulardır.
    Arpaçay

    Çıldır gölü doğusundaki Bingöllerdeki Hozu ile kızılkilise sularının beslediği Arpa gölünden çıkar. Soldan üç küçük kol aldıktan sonra güneye dönüp Dedekorkut kitaplarında anılan Cızıgların güneyinden gelen suyu da alıp, Gümrünün 4 Km batı yanından geçer. Elegez’den gelen suların birleştiği Karakilise çayını soldan alarak büyüdükten sonra Başşuragel altında Kars çayı ile birleşir. Bundan sonra Başgedikler çevresinde derin yataktan akarak meşhur Ani şehrini Güney- Doğu ve güneyden çevirerek Digor’dan gelen Karabağ suyunu da sağdan alıp,Tekelibağ önünde Aras nehrine katılır.

    Kars Çayı

    Allahuekber sıradağlarının soğanlıdağ yolundaki Yaycı ve Kırkpınar yaylalarından kaynağını alan Sarıkamış suyu ile Kızılçubuk suyu Çatak köyü önünde birleştikten sonra Selim ilçesi altında en uzun yaylacıktan gelen dereleri de alarak Kireçhane boğazından Kars’a girer. İlkbahar ile bol yağmurlu zamanlarda şehrin doğusundaki Kurtkale düzeyinden gelen Darboğaz suyunun şehrin ortasındaki iki arktan alarak Taşköprüden itibaren 8 Km kadar süren Kaleboğazı ve Dereiçi kalesi boğazından geçer. Bundan sonra Kars Çayı Berdik deresi ile Cilavuz (Susuz) suyunu alır ve Ağcalar köyü altında yeniden derin boğaza girer. Karaurgan köyü suyunu soldan aldıktan sonra Şahnalar köyü üçüncü boğazdan yani Camışlı boğazından Güneydoğuya dönerek Akyaka ilçesinin Aslanhane köyü altından Arpaçayına kavuşur.

    Gölleri ve Barajları

    Kars ilindi irili ufaklı çok sayıda göl mevcuttur. Çıldır, Karzak, Aygır ve Çenklice Gölleri belli başlılardır. Bu göllerin dışında Erhan gölü, Turna gölü, Çenekci gölü, Kuyucuk gölü kaydadeğer göllerimizdendir. Bu doğal göllerin yanında tek yapay göl ise Arpaçay Baraj Gölüdür.

    İlimizde Çıldır Barajı, Arpaçay Barajı, Bayburt Barajı olmak üzere 3 önemli baraj mevcuttur. Bunlardan Arpaçay ve Çıldır barajları hem enerji hem de sulama, Bayburt barajı ise sadece sulama imkanı sağlamaktadır.

    Çıldır Gölü

    Bu göl ilimizin kuzeydoğusunda alır. Bir kısmı Ardahan ili sınırlarında bulunan gölün güney kesimleri Kars ilinin toprakları içerisindedir. Denizden 1957 m yükseklikte bulunan ve 120 km2 ile Van gölünden sonra Doğu Anadolu’nun en büyük ikinci gölü olan Çıldır Gölünün suları tatlıdır. En derin yeri 22 m’yi bulur. Çevresinde bir çok yaban kuşları barınan gölde civarındaki halka gelir getiren sazan ve alabalık bulunur. Gölün fazla suları Cara deresiyle Kars Çayına karışır.
    Aygır Gölü

    Kars-Göle yolu üzerinde 4 Km2 ‘lik alana sahip, küçük bir cav setti gölüdür. En derin yeri 30 m olan gölün suları tatlıdır. Susuz ilçesinin batısında yer alan bu göl, çevresindeeriyen kar suları ve dibindeki kaynaklarla beslenir. Bu göle kışın donan sularının ilkbaharda erimesi sırasında göl içerisindeki havanın geri tepmesi ile çıkan ve at kişnemesine benzer bir sesten dolayı Aygır gölü adı verilmiştir.
    Deniz (Çengilli) Gölü

    Aladağ’ın Kağızman ilçesine bakan yamaçlarında yer alır. Dipten beslenen ve suları tatlı olan göl içerisinde bol miktarda balık bulunur.
    Turna Gölü

    Kağızman’a bağlı Kötek bucağının Kuzeydoğusundaki volkanik alanda yer alan gölün alanı 2 km2’den biraz fazladır. Kabaca daire biçiminde olan göl, çevresini saran tepelere doğru bir takım girintiler yapar. Kıyıları çimenlerle kaplı olan Turna Gölü bu tepelerden inen kar suları ve dibinden kaynayan pınarlarla beslenir. Orta kesimlerine doğru oldukça derinleşen ve suları tatlı olan gölde balık yoktur.

  • Henüz Bir Yorum Eklenmedi Yorum Ekleyin.

    Lütfen Aşşağıdaki Boş Kutuya Yorum Bırakın Ve Göndere Basın

    TOP
    arkadas aşk sözleri ankara sohbet