• Antalyanın İlçeleri

    reklam alanı

    Antalya ilinin ilçeleri; Akseki, Alanya, Elmalı, Finike, Gazipaşa, Gündoğmuş, İbradı, Kale, Kaş, Kemer, Korkuteli, Kumluca, Manavgat ve Serik’tir.

    Akseki: Eski adı Marla olan Akseki Toroslar üzerinde kurulmuştur. Daha sonra Selçuklu ve Osmanlı yönetimine geçen ilçe de, Roma İmparatorluğu dönemlerinden bu yana toplumların yaşadığı bilinmektedir. 1872′de Alanya’dan ayrılan Akseki, 1901 yılında Antalya Konya Eyaleti dahilinde bağımsız bir sancak olmuştur. Bu arada Akseki ilçesinin sınırları daraltılmış, bazı köyler Seydişehir ilçesine bırakılmıştır. İbradı, önceleri bir kasabayken, 1991 yılında ilçe yapılarak Akseki’den ayrılmıştır. Kardelen çiçeğinin ana yurdu olan Akseki ilçesi, Antalya iline bağlı Batı Torosların güneyinde kurulmuş bir ilçedir. Doğusunda Gündoğmuş, Bozkır, batısında Manavgat, İbradı, kuzeyinde Beyşehir, Seydişehir, güneyinde Manavgat ve Gündoğmuş ilçeleri yer alır. İlçenin nüfusu 2007 genel nüfus sayımına göre 42467′dir. Bunun 3200′ü ilçe merkezinde, 31904′i ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır.

    Alanya: Akdeniz’in en uzun sahiline sahip olan ALANYA, dünyaca ünlü plajları ve doğal güzellikleriye 12 ay boyunca yerli ve özellikle yabancı turistlerin gözde turizm yeridir. Denizi, kumu, güneşi, kalesi ve Selçuklu ve Osmanlıdan kalma tarihi eserleriyle meşhurdur. Nüfusu 95.000′dır. (2010). Alanya, Antik çağlarda korsanlara, Bizans döneminde derebeylerin ev sahipliği yapmış ve nihayet Anadolu Selçukluları döneminde de başkentliğe yükselmiş ender güzellikteki tarihi bir şehirdir. Alanya antik çağda Pamfilya ile Klikya arasında yer almıştır. Heradot’a göre bu bölgenin insanları Truva savaşı sonrası Anadolu’ya dağılan insanların soyundan gelir. Yapılan araştırmalarda (Kadıini Mağarası-1957) ilk yerleşimin günümüzden 20 bin yıl öncesine üst paleotik döneme kadar uzandığı anlaşılmıştır.

    Elmalı: Muğla iline sınırı olan Antalya iline bağlı bir ilçedir. Antalya şehrinin 110 km. batısındadır. Elmalı ilçesi, Güney Anadolu’yu kapsayan Toros Dağları’nın Batı Akdeniz Bölgesi’nde uzanan kıvrımları arasına sıkışmış çanak şeklindeki bir plato üzerinde kutulmuştur. Kuzey yarımküre 46-46 doğu meridyen düzleminde ve 2503 m yüksekliğe varan Elmalı Dağı’nın güney eteğindedir. Elmalı ilçesinin tarihi M.Ö. 5. – 4. yüzyıllarda bölgede yaşayan Likyalı’lar ile başlar. Bölge, Roma İmparatorluğu’nun, Bizans İmparatorluğu, Selçuklu Devleti’nin, Teke Beyliği’nin, Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetiminde kalmıştır. 2000 yılında yapılan Nüfus Sayımı sonuçlarına göre; İlçenin merkezinde 14.610 kişi, 2 belde ile 49 köyde 80.356 kişi olmak üzere toplam 100.966 kişi yaşamaktadır. 1997 yılı Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre nüfus artış oranı %0 12.34 dır. Nüfusun yaklaşık olarak %62 ‘ü köylerde, % 38′si ise ilçe merkezinde yaşamaktadır. İlçe bağlısı olarak merkez hariç olmak üzere ilçe merkezine bağlı; 2 belde, 89 köy ve 20mahalleden oluşmaktadır.

    Finike: Antalya’nın batısında yer alan turistik bir ilçedir. Doğuda Kumluca, kuzeyde Elmalı, kuzeybatıda Kaş ve batıda da Demre ilçeleriyle çevrilmiştir. Finike ilçesi antik çağda ise Likya (Teke Yarımadası) olarak adlandırılan bölgede bulunmaktadır. Teke Yarımadası’nda M.Ö. 3. bin yıldan beri şehirleşme vardır. Fakat yapılan arkeolojik araştırmalar bu bölgede 2. Bin yıldan eskiye giden bir kent henüz tespit etmemiştir. Finike ilçesi ve çevresinde hakim olan ekonomik yapı tarımsal karakterlidir ve varolan ticaret ve sanayi de tarımsal yapıya dayanmaktadır. Yörede en büyük geçim kaynağı turfanda sebzecilik ve narenciyedir. Yörede tarımın ve turizmin mevsimlik oluşu, farklı zaman dilimlerinde yoğunluk kazanmaları yörede yeni gelişmeye başlayan turizmin, tarıma alternatif bir gelir kaynağı olmaktan ziyade, bir ek gelir kaynağı olabileceğini göstermektedir. Bu da yöre tarımın ve turizminin birbirlerini mevsimsel özellikleriyle dengelemesi, yörenin mevsimsel işsizlik sorunun kısmen çözülmesi demektir. İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre 42087′dir. Bunun 9746′si ilçe merkezinde, 32341′i ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır.

    Gazipaşa: Antalya ilinin en doğusunda yer alan ilçesidir. Gazipaşa’nın bilinmeyen veya tahmin edilen tarihi, tarihi perspektif içerisinde oldukça derinlere uzanmaktadır. Ana hatlarıyla bu tarihsel serüveni M.Ö.2000′lerde başlar. Hititlerin bir kolu olan Luviler yine Hititlerin Kizzuvatna (Çukurova bölgesi) ve Arzava (Antalya yöresi) ülkeleri diye adlandırdıkları bölgede yaşamışlardır. Gazipaşa’da bu bölge içinde kalması nedeniyle ilçenin tarihi yolculuğa Luvilerle – Hititlerle başlamış olması kuvvetle muhtemeldir. Nitekim Karatepe (Sivaslı) civarındaki harabaler içinde yer alan aslan kalıntıları bu bilgileri doğrular niteliktedir. Antalya’nın 180 km doğusunda 10 km uzunluğu, 7 km eninde Akdeniz kıyısında Gazipaşa Ovası üzerine kurulmuştur. Doğusunda İçel ili Anamur İlçesi, kuzeydoğusunda Karaman ili Ermenek ilçesi kuzeyinde Sarıveliler ilçesi ve batısında ise Alanya ilçesiyle komşudur. Güney sınırları teşkil eden Akdeniz sahiline paralel bir şeklilde yaklaşık 35 km içerde batıdan doğuya doğru uzanan Toroslarla çevrilidir. Yüzölçümü 931 km olup ilçe merkezi sahilden 3 km içerde yer almakta ise de yeni yerleşimler sahile kadar uzanmıştır. İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre 44541′dir. Bunun 16536′sı ilçe merkezinde, 28005′i ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır. Gazipaşa’da da ekonomik yaşam hava şartlarına bağlı olarak kuru tarım , küçük el sanatları ve ticaret, ormancılık ve hayvancılığa dayanmakta idi. Ancak 1970 lerden itibaren başlayan sera ve seracılık faaliyetleri o günden bu güne artan ölçüde ilçenin ekonomik yaşamla İlçenin ekonomik yaşamında en önemli gelir kaynağı olmuştur. Gazipaşa mevcut durumuyla daha ziyade tarım toplumu görünümünde ise de 13 Eylül 1989 tarih ve 20281 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla turizm bölgesi ilan edilmesi nedeniyle özellikle havaalanı ve yat limanı inşaatlarının başlamasıyla turizm sektörüne hızlı bir geçiş yapmaya başlamıştır. Her ne kadar havaalanı tamamlanmasına rağmen açılamasa da el altında çürümekte olan bir tesis hazır beklemektedir. Halen 2 normal ticari otel, 2 adet turistik ( biri apart ) otel, Gazipaşa Belediyesi Deniz Tesisleri İşletmesi’ne ait bungalovlar ve 1 adet tatil sitesiyle yatak kapasitesi 600′e ulaşmış olup hızla otel ve motel inşaatları devam etmektedir.

    Gündoğmuş: Geçmişi antik çağlara dayanan Gündoğmuş’un bugünkü yeri Romalılar döneminde iskan edilmiş bir yerdir. İlçe sınırları içerisindeki Roma harabeleri, Taşahır mevkiindeki Kaseyir Şehri harabeleri, Senir köyü yakınındaki Kese mevkiindeki Roma harabeleri en eski harabeler olma özelliğini taşıdığı söylenebilir. Daha sonra ki dönemlerde özellik Malazgirt Zaferi sonrasında Anadolu’nun Türkleşmesi döneminde şehir Selçuklular’ın egemenliğinde kalmış ve 2. Beyazıt döneminde de Osmanlı Devleti topraklarına katılmıştır. Batı Toros Dağları’nın, Geyik Dağı eteklerine kurulmuş bir ilçedir. Yüz ölçümü 1323 km² olup denizden yüksekliği 900 m’dir. Dağlık alanları ormanlarla kaplıdır. Alara çayı doğu- batı yönünde ilçeyi böler. Akdeniz İklimi’nin hakim olmasına karşın kışın biraz daha Karasal İklim özellikleri gösterir. Bu nedenle kışın biraz sert geçer. İlçede işsizlik oranı çok yüksek düzeyde olup genç işgücü sahil ilçe ve beldelerindeki turizm sektörüne yönelmiş olduğundan ilçe sürekli göç vermektedir. İlçe istihdamında en önemli payı, mevsimlik işçi istihdam eden Orman İşletme Müdürlüğü almaktadır. 2007 yılında yapılan Nüfus Sayımı sonuçlarına göre; İlçenin toplam nüfusu 9700′dür. İlçe merkezinde nüfusu 2095′dir.Köy ve belderlerdeki toplam nüfus ise 7605′dir. İlçedeki gelir kaynaklarının azlığı sebebiyle dışarıya sürekli göç veren bir ilçedir.

    İbradı: Psidya sınırları içinde yer alan İbradı’nın kuruluş tarihi tam olarak bilinmiyor. Ancak, İbradı ve çevresinde bulunan kalıntılardan Roma devrine uzandığı tahmin ediliyor Örneğin, İbradı’ya 2 km. mesafede kurulu Ormana Belediyesi ile 7 km. mesafedeki Ürünlü Köyü’ nün arasında helenistik dönem Erymna Antik Kenti’nin kalıntıları mevcuttur. Kentin nekropolü ise Ormana’yı çevreleyen kayalık sırtlardır. İlçe doğusunda Beratlı, Trabeza, Kurkur, Çuvallı, Aktepe; batısında Melik, Toka, Geçkar ve Çeçkar, Uluçukur. Kesik; kuzeyinde Zimbit, Obet, Gaydan, Uluçukur, Akpınar, Lök, Pınarcık, Enerli; güneyinde Katara, Karadağ, Akıncı, Kurtgediği dağları ile çevrilmiştir. Gembos ve Gemboğazı ovası İbradı’nın kuzeyinde Dereköy ile Göynem ve İbradı arasındadır. Rakamı 1300 metredir. Dağlardan inen sularla dolar göl halini alır. En kuzey ucu Taşköprü, en güney ucun da Başpayam İbradı belidir. İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre 10826′dir. Bunun 6991′si ilçe merkezinde, 3835′i ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır. İlçenin dağlık bir bölgede bulunuşu hayvancılık faaliyetlerini geliştirmiştir. En çok beslenen hayvan kıl keçisidir. Tarımsal faaliyetlerde pazara dönük bir üretim yapılmamaktadır. Tahıl ve meyvecilik başlıca yer tutmaktadır. Yüksek kesimlerdeki ormanlardan kesim ve dikim işçiliği yapılmaktadır. İlçede turizm açısından değer taşıyan en önemli varlık 1994 yılında çevresindeki alanla birlikte milli park ilan edilen Altınbeşik Mağarası’dır. Henüz Turizme açılmamış olan mağara bu haliyle bile yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir. İlçede Roma devrini ait olduğu tahmin edilen tarihi kalıntılarda bulunmaktadır. Ormana Beldesi Ürünlü Köyü arasında Roma dönemi Erimna Antik Kenti ile Çukurviran Mahallesi civarındaki kalıntılardan söz edilebilir.

    Demre ( Kale ): Demre (Kale), Antalya ilinin turistik ilçelerinden birisidir. Myra (Demre) her zaman Likya’nın en önemli şehirlerinden birisi olarak bilinir. En erken sikkeler M.Ö. 3. yüzyıl tarihlenir. Fakat şehrin en azından M.Ö. 5. yüzyıl da kurulduğu tahmin edilmektedir. Roma egemenliği döneminde Myra gelişmiş ve zenginleşmiş şehirliler sivil projelere cömertçe para yardımında bulunmuşlardır. Sen Pol Roma’ya gitmek için Andriake Limanından hareket etmeden evvel M.S. 6. yüzyıl da şehri ziyaret etmiştir. Demre, Antalya körfezinin batısında Teke Yarımadası’nın güneyinde yer alan bir ilçe olup, doğusunda Finike İlçesi, batısında Kaş İlçesi, güneyinde ise Akdeniz ile sınırdır. İlçenin ekonomisi %90 tarıma dayalıdır.İlçe aslında turizm cenneti olmasına rağmen turizm tesislerinin yetersizliği nedeniyle halk geçimini Tarım ile sağlamaktadır.Türkiye’nin en çok Sivri Biber üreten yeridir. Demre Sivrisi adını buradan almaktadır.2007 tarihinde yapılan Genel Nüfus Sayımı verilerine göre merkezde 15.700, Beymelek Beldesinde 4.600 ve Köylerde 5.000 kişi olmak üzere toplam nüfusu 25.300 dür. İlçe tarihi geçmişi ve coğrafi konumu itibari ile turizm beldesidir. İlçede tarihten kalan Noel Baba Kilisesi, Myra Antik Kenti ve Tiyatrosu, Andreake Antik Kenti, Kaya Mezarları, Simena Antik Kenti turizm için cazibe oluşturmaktadır. Kekova adaları, Batık Kent’in tertemiz denizi ve iklimi ile de beldemiz coğrafi yönden de turizm açısından şanslı bir yerleşim yeridir, ilçenin bütün bu özelliklerine rağmen turizmden yeterli derecede faydalandığı söylenemez. Bunun sebebi ulaşımın zorluğu, konaklama tesislerinin azlığı, bu yüzden hizmet sektörünün gelişmemesidir.

    Kaş: Kaş antalya ilnin en batısında yer alan turistik ilçedir. Kaş’ın etrafında adı bilinen Istlada, Apollonia, İsinda, Kyaenai gibi antik kentler yanında ismi bilinmeyen birçok harabe yeri vardır. Bunlar irili ufaklı antik yerleşimlerdir. Örneğin Tüse Köyü’nün yakınındaki alçak bir tepe üzerinde Tysse adında küçük bir yerleşme bulunur. Yüzölçümü 2.231 km²’dir. Batıda Eşen Çayı ile Muğla’nın Fethiye ilçesinden ayrılır. Doğuda Kale (Demre)’ye kuzeyde ise Elmalı ilçelerine komşudur. Akdeniz’de tam karşısında, 1.800 m mesafede Yunanistan’a bağlı Meis Adası bulunur. Antalya il merkezine 186 km mesafede yer alan Kaş’ın sahil uzunluğu 70 km civarındadır. İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre 47.519′dur. Bunun 7.800′ü ilçe merkezinde, 41.158′i ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır. Spor merkezi, Kalkan ve Gelemiş Köyü’nde son yıllarda turizm, hızlı bir şekilde gelişmektedir. Bu nedenle turistik tesislerin sayısı hızla artmaktadır. Kaş özellikle dalgıç turizmi bakımında ülkemizin önde gelen merkezlerinden biridir. Meis Adası’na en yakın noktayı oluşturan Kaş’ta tarihi eserleri ve doğa güzellikleriyle önemli turizm potansiyeli vardır. Bir dil gibi denize uzanan Çukurbağ Yarımadası üzerinde yakın zamanda yapılan oteller bulunur. Kaş’ın içinde Büyük Çakıl Plajı, Küçük Çakıl Plajı ve Akçagerme Plajı’nda denize girmek mümkündür. Ayrıca kayıkla Limanağzı plajı’na gidilebilir.

    Kemer: Akdeniz kıyısında, Antalya’ya 40 kilometre uzaklıkta olan bir ilçesidir. 1980′li yılların başına kadar küçük bir köy iken son 20 sene içinde açılan tesislerle Türk turizminin en önemli merkezlerinden biri haline gelmiştir. Kemer in en eski tarihi M.Ö. 690 yılına dayanmaktadır. Phaselis antik kentinin kuruluşu bu tarihe dayanmaktadır. 1960′lı yıllara kadar karayolu olmadığı için, ulaşımı sadece deniz yolundan sağlanan Kemer, 1980 sonrasında uygulanan Güney Antalya Turizm Projesi kapsamında yol ve diğer altyapı değerlerine kavuşarak hızla gelişmiş ve bugün Türkiye’nin en gözde turizm merkezlerinden birine dönüşmüştür. Kemer ilçesi ile Kiriş, Tekirova, Çamyuva, Arslanbucak, Kuzdere, Beycik, Göynük, Beldibi, Çıralı gibi yerleşim yerleri, antalya turizminden son derece önemli bir yer tutar.

    Korkuteli: Korkuteli ilçesinin Hamitoğulları ve Teke beyliği devrinide yaşadığını görürüz.Korkuteli, Isparta`da hükümet kuran Hamitoğulları tarafından Antalya`dan daha önce alınmıştır.Antalya Hamitoğulları tarafından 1321 de alınmıştır. Hamitoğlu İlyas beyin ölümünden sonra oğlu Yunus bey, Antalya Teke Beyliğinin kurucusu olmuştur Korkuteli ilçesinin temelini teşkil eden Aladdin mahallesi ilçenin ilk yerleşim merkezidir. Korkuteli ilçesi Antalya iline bağlı Akdeniz bölgesi ilçelerindendir. Doğusunda Antalya merkez ilçesi, batısında Muğla Fethiye ilçesi ve Burdur, Gölhisar ve Çavdır ilçeleri, güneyde Kumluca ve Elmalı ilçeleri ve kuzeyde Burdur, Bucak ve Tefenni ilçeleri ile çevrili bulunmaktadır. İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre 51.580′dir. Bunun 16.521′si ilçe merkezinde, 35.059′i ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır. İlçe bağlısı olarak merkez hariç olmak üzere ilçe merkezine bağlı; 6 belde, 43 köy ve ? mahalleden oluşmaktadır. Her nekadar ilçe nüfusu tabelada 16.521 olsa da gerçekte merkezin nüfusu 25.000′e yakındır. Yaz aylarında Antalya`nın bunaltıcı sıcağından kaçıp yazlamak için rakımı 950 metre olan ilçeye kalmaya gelenler ile birlikte üç aylık dönemde nüfus 50.000 ila 100.000 arasında değişkenlik gösterir. Özellikle 2005`den beri müteahhitlerin gözdesi olan ilçede bahçelik müstakil evler yıkılmakta ve çok katlı yazlık evler yapılmaktadır, böylece denizi olmamasına rağmen yazlıkçıların akınına uğrayan bir bölgedir. Bölge sakindir ama genç nüfusun varlığı yok sayılamaz. İlçenin ekonomik olarak kalkınması yakın zamana rastlamaktadır. 1960 yılından sonra başlayan meyvecilik ve makinalı tarım ile sulama barajının yapımı vasıtasıyla kalkınma hızlanmış ve büyük ölçüde artmıştır. Bu gelişmelere paralel olarak da ilçe merkezi, kasaba ve köylerin de modern konutlaşma kendini göstermeye başlamıştır. Geleneksel olarak bağ evi niteliğini taşıyan konutlar yıkılmakta, yerini birden fazla çok katlı betonarme konutlar almaktadır. Antalya’daki turistik hareketlilik yaz aylarında ilçede de görülmektedir. Kırsal arazi kesiminde gizli bir işsizlik vardır. Halkın genellikle uğraşı alanı tarım, meyvecilik, hayvancılık ve arıcılık ile orman işçiliğidir. Bölgede son yıllarda yaygınlaşan kültür mantarı üretimi de ilçe ekonomisine büyük katkılar sağlamaktadır. Bu mantarlar Türkiye`deki mantar üretiminin %70`ini karşılar ama nüfusu mantarı pek sevmez. İlçede çok hızlı gelişen bu sektör ülke genelinde büyük bir paya sahiptir.

    Kumluca: Kumluca’nın ilk yerleşimi ilçenin merkezinin 5 km kadar doğusunda, tepelerin eteklerinde Sarı Kavak adıyla 1830 yıllarında kurulmuştur. Elmalı’dan ayrılan Finike ile Antalya’ya bağlı Iğdırmağardıç Bucağı Kumluca ve Kemer diye ikiye ayrılarak, Kemer Antalya’ya, Kumluca’da Finike’ye bağlanmıştır. Henüz bugünkü ilçe merkezinde hiç, yerleşme yokken, Sarıkavak’tan bir köylü Gavur deresinin batı kıyısında kumluk ve fundalık bir arazi olan şimdiki şehir merkezinin bulunduğu yere karpuz ekmiş. Kumsal ve verimli arazide karpuzlar oldukça iri olmuş. Yetişen karpuzları yetiştiricisi köylere götürüp satarken, köylüler bu karpuzları nerede yetiştirdiğini sormuşlar. O da “derenin kıyısındaki kumluca yerde” diye cevap vermiş. Bu köylünün meşhur karpuzlarının methi, karpuzların yetiştiği yerin adının zamanla “Kumluca” olmasına neden olmuştur. Kumluca İlçesi, Batı Akdeniz bölümünün, Antalya Körfezi’nin batı kısmındaki Teke Yarımadası diye adlandırılan Antalya Körfezi ile Fethiye Körfezi hizasında Akdeniz’e doğru uzanan uzantı üzerinde ve Antalya’ya 90 km uzaklıktadır. İlçenin yüzölçümü 1253 km2′dir. İlçenin güneyinde Akdeniz, batısında Finike ilçesi, batı ve kuzeybatı yönünde Elmalı ilçesi bulunmaktadır. Kumluca’da yazları kurak ve sıcak, kışları ılık ve yağışlı geçen tipik bir Akdeniz İklimi hüküm sürer. İlçe merkezine hemen hemen hiç kar yağmaz. Fakat Altınyaka, Gölcük, Kuzca, Büyükalan ve Dereköy gibi yüksek yerlere kış aylarında kar yağar. İlçede; Olympos, Corydella, Rhodiapolis, İdebessiois, Gagae gibi önemli antik kentler bulunmaktadır. Özellikle, Olympos çok fazla yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilmektedir. 1991 yılında bu antik şehirde yapılan çalışmalar ve ortaya çıkarılan tarihi eserler, buranın tarihi ve turistik değerini daha da artırmıştır. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi çerçevesinde yapılan 2007 Nüfus Sayımına göre ilçenin toplam nüfusu 65.904. Toplam nüfusun 33.570’i erkek, 32.334’ü kadınlardan oluşmaktadır. İlçe ekonomisinde ana gelir kaynağı seracılıktır. Seracılık ilçe nüfusunun tamamına yakınını doğrudan etkilemektedir. Çünkü ilçede yaşayan tum halk seracılığın ve portakal bahçelerinin ekonomisi ile işlerini yönlendirmektedir. İlçede turizm Çavuşköy Kasabası’ndaki Adrasan koyu ile Olympos koyu’ndaki otel, motel, pansiyon ve restoranları ile yerli ve yabancı turistlere hizmet vermektedir. Mavikent Kasabası Karaöz Koyu’nda ise, tatil siteleri bulunmaktadır. İlçede sanayi tesisi bulunmamaktadır.

    Manavgat: 2283 km²’lik yüzölçümüyle Antalya ilinin birinci büyük ilçesidir. Manavgat Şelalesi, Türkiye’nin en düzenli akan akarsuyu Manavgat Irmağı üzerindedir. Manavgat’ın kuzeyi Toros Dağları ile çevrilidir. Sahil şeridi plajları ve eşsiz kumsallarla kaplıdır. Denizden iç bölgelere gidildikçe ekilebilen düz ovaların yanında engebeli bir arazi yapısı gözlenir. Toros Dağları arasında gizlenen Eynif Ovası ünlüdür. Toros Dağları üzerinde yörüklerin konakladığı yaylalar vardır. İlçenin Doğuda sınırını oluşturan Alara Çayı, Karpuz Çayı ve ilçe merkezinden Manavgat Nehri ile üzerindeki Manavgat Şelalesi ülkemizde olduğu kadar dünyaca da ünlüdür. Kentin nüfusu 2007 nüfus sayımına göre 75.163′dür. Bunun 38.522′si erkek, 36.641′i kadındır. ilçe bağlısı olarak merkez hariç olmak üzere ilçe merkezine bağlı; 9 belde, 78 köy ve 19 mahalleden oluşmaktadır. Manavgat’ın iklimi Akdeniz İklimi’dir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. Don olayı tüm yıl boyunca ancak birkaç gün görülmektedir. Bazı yıllarda ise hiç don olmadığı gözlenmiştir. Manavgat İlçesinin kuruluş tarihi ile ilgili olarak kesin bir tarih verilmese de sınırları içerisinde bulunan Side (Selimiye Köyü) ve Selge (Altınkaya Köyü) antik kentlerinin M.Ö. 6. yüzyılda kuruldukları sanılmaktadır. Manavgat 1220 yılında Selçuklu, 1472 yılında ise Osmanlı İmparatorluğu’nun idaresine geçmiştir. İlçenin doğal yapısı kısmen tarıma uygun olup bu bölgelerde tarım gelişmiştir. Geri kalan bölgeler olan orman ve fundalık alanlar ve hayvancılığın geliştiği köyler olarak ayrılır. İlçe köylerinde büyük ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin yanında hububat, susam, karpuz yetiştiriciliği ve özellikle son yıllarda zeytinciliğin giderek önem kazanmaktadır. Orman ürünleri işçiliği ve mevsimlik tarım işçiliği başlıca kazanç yolları olup sınırlı tarım arazilerinde hububat yanında son yıllarda kekik, kiraz ve ceviz gibi meyve yetiştiriciliği yapılmaya başlanmıştır. İlçeye her yıl binlerce turist gelir. Turizm ilçenin en çok istihdam yaratan iş koludur. 64 kilometrelik sahil şeridi ve Manavgat Şelalesi, özel çevre koruma alanları, tatil köyleri ile ilçede turizm oldukça gelişmiştir.

    Serik: Türkiye Cumhuriyeti’nin Akdeniz Bölgesi’ne bağlı Antalya ili’nin bir ilçesi. Antalya ilinin orta kesiminde[1] bulunan ilçe, Antalya ilinin önemli bir turizm merkezi olması ile birlikte Türkiye’nin önemli ilçelerinden biri haline gelmiştir. İlçenin yaz mevsimlerinde turizm ile artan nüfusu, kış mevsimlerinde öğrencilerin ilçeden ayrılmasıyla oldukça düşer. Antalya ilinin yaklaşık 40 km. doğusunda bulunan ilçe merkezi, kıyıdan 7 km. içeridedir. Serik ilçe merkezi, Antalya’nın 38 km doğusundadır. Akdeniz’ de 22 km kıyı şeridine sahip olan ilçe, merkezi 8 km içeride, denizden 26 m yüksekliktedir. Kısmen dalgalı ovalık bir arazi üzerinde kurulmuştur. İlçenin yüzölçümü 1.550 km²’dir. Bunun 45.360 hektarı tarım arazisi, 65.764 hektarı da orman arazisidir. Serik, Antalya Ovası’nın doğuya doğru uzanan bir parçasını teşkil eder. Serik İlçesi batıda Antalya merkez ilçe; doğuda Manavgat; kuzeyde Burdur’un Bucak ilçesi ile Isparta’nın Sütçüler İlçes; güneyde ise Akdeniz ile çevrilidir. Serik’te ilk yerleşim yeri, M.S. 2. yüzyılda Bergama Krallığı’na bağlı olarak bugünkü Yanköy Köyü yakınlarında bulunan Sillyon (Koçhisar tepesinde) da ve Belkıs Köyü’nde Aspendos olarak iki yerde kurulmuştur. İlçenin çalışma hayatı mevsimlere göre değişiklik göstermektedir. Özellikle yaz aylarından turizm sektöründeki canlılık ilçenin gelir kaynaklarındandır. Kışın ise nüfusun büyük çoğunluğu tarımla uğraşmaktadır. Bunun dışında ilçenin ekonomisinin büyük bir bölümü turizme ve tarıma dayalı olup, halkın % 90′ı turizmle ve tarımla uğraşmaktadır. Tarımsal faaliyetler için ihtiyaç duyulan insan gücünün bir kısmı kendi bölgesinden, bir kısmı da çevre il ve ilçelerden karşılanmaktadır. Özellikle Otomotiv galerileri antalya piyasasını belirlemektedir. 22 kilometrelik kıyı şeridine sahip olan ilçenin turistik yerlerin başında kıyı kesimindeki Belek gelmektedir. Bu belde son dönemlerde gerek ülke genelinde, gerekse dünya çapında turizm açısından sayılı yerlerdendir. Özellikle çağdaş tesisleri ve golfle anılan lüks tatil köyleri ile ünlüdür. Yılda 3 milyon turistin uğradığı Belek’te 50′den fazla 5 yıldızlı otel bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Belek kumsalının uzantısında Boğazkent de yazlıkları ve turistik tesisleriyle önem kazanmaktadır.

  • Henüz Bir Yorum Eklenmedi Yorum Ekleyin.

    Lütfen Aşşağıdaki Boş Kutuya Yorum Bırakın Ve Göndere Basın

    TOP
    Mynet Mynet Sohbet Mynet Mynet Sohbet Chat Chat Odaları Sohbet Chat Sohbet chat mynet sohbet chat sohbet sohbet odaları Sohbet Chat Sohbet Sohbet Chat Sohbet Güzel Sözler izmir sohbet Diyarbakır Sohbet Yemek Tarifleri chat sohbet alışveriş online alışveriş sohbet sohbet odaları sohbet chat sohbet odaları sohpet sinema izle tek parça film izle Antalya Sohbet sohbet odaları gabile sohbet mirc sohbet sesli sohbet sohbet mynet sohbet cinsel sohbet mircindir cinsel sohbet Sohbet Chat dini sohbet dini chat mynet sohbet mynet mynet sohbet mynet mynet sohbet Sohbet Chat Sohbet Sohbet Mynet Sohbet Mynet Mynet Sohbet Mynet Sohbet sohbet et Chat Yap sesli sohbet Chat Sohbet online film izle hd film izle 720p film izle Chat Mynet sohbet Gabile sohbet am sohbet Gabile Hd film mynet sohbet mynet sohbet manyak doktor oyunu Chip Satış Chat | Chat Odaları | Mirc | Muhabbet | Sohbet | Sohbet Chat Sohbet kelebek sohbet mynet mynet sohbet mynet mynet sohbet trafik ceza sorgulama zurna Chat Sohbet Sohbet Chat Chat escort bayan escort bayan escort istanbul escort mynet sohbet sohbet sohbet sohbet odaları kurtlar vadisi pusu izle çizgi film izle Sohbet Chat dini sohbet islami sohbet Laz vampir Tirakula full izle Çakallarla dans 2 full izle Evim Sensin izle OTEL TRANSILVANYA full izle film izle 720p film izle 1080p film izle hd film izle islami sohbet islami chat online film izle canlı film izle Çet Mirc film seyret konya chat konya sohbet mynet mynet mynet sohbet sohbet odaları